25 Nov, 2009
Yazan: elfy | Kategori: Kurgu

“Juan Pablo Castel yani Maria Iribarne’yi öldüren şu ressam olduğumu söylemem yeterli olacaktır sanırım.”
Ernesto Sabato Tünel adlı romanına böyle başlıyor. Başarılı bir ressam olan Castel’in resim sergisi sırasında gördüğü bir kadına aşık olması, onu bulmak için yaptıkları, bulduktan sonra aralarında geçenler ve en nihayet Maria’yı öldürmesine kadar olan olaylar Castel’in ağzından sanki sohbet eder gibi anlatılıyor bize. “…Bu itiraf sayfalarını yazmaya kalkışmamın nedenlerini kendime saklayabilirim ama… Beni anlayan biri çıkarsa diye duyduğum umut kanımı kaynatıyor. BİR TEK KİŞİ BİLE OLSA.”…
24 Nov, 2009
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
Son zamanlarda hemen hemen gittiğim tüm kitapçıların en çok satanlar bölümünde “Kayıp Gül” kitabını görüyordum. Sonra bir kaç kez televizyonda yazar Serdar Özkan’ın katıldığı röportajlara da rastladım. Orada da kitabın bir sürü dile çevrildiği ve bir sürü ülkede basıldığı, uluslararası bir çok satar olduğu falan anlatıyordu. Üstelik 3 yaşımdan beri defalarca okuduğum (panik yok :) 3 yaşındayken babam bana okuyordu, tüm okuma gelişimim normal şartlar altında gerçekleşti) ve taptığım Küçük Prens’le, ilk gençliğimin başucu kitabı Martıyla bir kefede tutuluyordu. Kafam karışmadı…
Müjdeler olsun. İlk göz ağrım bilimkurguya kesin geri dönüş yapmış bulunuyorum. Uzun süre fantastiğin elfleri, cüceleri, büyüsü, büyücüsü derken çok uzun zaman gönlümü eğlendirdim. Fantastiğe teşekkürü bir borç bilirim, orası farklı bir konu. Ama çok uzun zaman geçti, ne üstünde konuşmaya ne de hakkında bir iki satır yazmaya değecek bir fantastik romana denk gelmedim. Oysa bilimkurgu tekrar tüm çekiciliği ile önümde uzanıyor. Fakat ufak bir sorunum var, Türkiye’de artık neredeyse hiç BK romanı basılmaz oldu. En son yıllar, yıllar önce…
20 Nov, 2009
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
Gösteri Peygamberi, çok çarpıcı bir yeraltı edebiyatı örneği. Aynı zamanda benim de okuduğum ilk Palahniuk kitabı. Palahniuk en az kelimeyle, en vurucu etkiyi yaratacak şekilde basit cümleler kuruyor. Bu da hem kitabın okunmasını kolaylaştırıyor, hem de her satırdan sonra okuyucuyu beklenmedik bir şekilde sarsıyor.
Kitapta Creedish mezhebi ve onların yaşam ve inanç biçimleriyle tanışıyoruz. Creedishler, kendilerine ait kilise yerleşkesinde, aileler halinde, elektriğin ve makinelerin olmadığı ilkel yaşam koşullarında, mümkün olan en fazla sayıda çocuk yapmaya kodlanmış olarak yaşıyorlar.

19 Nov, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Kurgu
Hasan Ali Toptaş’ın okuduğum bu ilk kitabı, ince düşüncelerle dolu karanlık bir romandı. Kendine özgü anlatım tarzı ile en basit olaylarda bile derinleştikçe derinleşen bir duygu ve anı yoğunluğu yaratan, okudukça içine gömüldüğüm bir kitaptı. Uzun zamandır beni bu kadar sarsan ve kendimi içinde kaybettiğim bir kitap okumamıştım.
Hasan Ali Toptaş’ı Tosbaa vesilesi ile duydum, Gölgesizler ile ilgili yazdıkları ilgilimi çekti ve yazar ile tanışmak için rastgele bir kitap aldım.

16 Nov, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Öykü
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat ve Bir Yüreğin Ölümü, Stefan Zweig’ın iki öyküsünün yer aldığı bir kitap. Öykülerin her ikisi de yaşamamak üzerine. Hayatlarını, fırsatlarını, duygularını yaşayamamış, o bir seferlik şansı iyi değerlendirememiş insanlarla ilgili iki öykü bulunuyor kitapta. İlk öyküde bir kadının tüm hayatını etkilemiş olan 24 saatlik bir macera, ikinci öyküde ise bir adamın tüm hayatını değerlendirmesine sebep olan olaylar anlatılıyor. Tabii ki karakterler didik didik edilmiş, detaylar öyküleri ve karakterleri gerçeğe olabildiğince yaklaştırmış.


“İsa Bu Köye Uğramadı” Carlo Levi’nin en çok bilinen kitabı ve maalesef Türkçe’ye çevrilen de tek kitabı. Kitabı okuduktan sonra diğerlerinin niye çevrilmediğini çok merak ettim ve bundan mahrum kaldığım için de çok üzüldüm. Doğum günümde bu kitabı bana hediye eden arkadaşıma da teşekkür borçluyum dünyamı büyüttüğü için.
Kitap otobiyografik ögeler taşıyor. Carlo Levi’yi tanımlamak için şunları mutlaka söylemek gerekiyor: yazar, doktor, aktivist, antifaşist.

10 Nov, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Gerilim

Bir başka The New York Times Bestseller yazarı ile daha karşınızdayım. Üç bilinen sebepten dolayı (taşınabilir, kolay okunan ve ucuz) aldığım bu ikinci kitabı maalesef beğenmedim.
Sevgili Ne Okudum yazarları ve yorumcuları, ekonomik hassasiyetime gösterdiğiniz sempatiden dolayı teşekkür ederim, ama bazen de ucuz etin yahnisi yavan oluyormuş. Bu da bana ders olsun, iyiyi olduğu gibi kötüyü de paylaşmak adına, kitap hakkında bir iki şey yazayım dedim.
Geçmişi acılar ile dolu beş kişi, büyük bir fırtınanın etkisinde kalan Amerikan kasabasında mahsur kalırlar. Çevrelerinde acımasız…
04 Nov, 2009
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
Yıldızlara Yolculuk, bir kayboluşun, kaybetmenin, savrulmanın, bulmanın, bulunmanın ve kavuşmanın öyküsü. Hikayemiz 1968 yılında başlıyor. Kahramanımız Loren, evlatlık verildiği ailesini bir trafik kazasında kaybettikten sonra üvey anneannesiyle birlikte yaşamaya başlamıştır. Kısa süre sonra, anneannesinin de ölmesi üzerine, Boston’ da yaşayan ve üniversitede okuyan üvey teyzesi Alma, Loren’le birlikte bir hayat kurmak üzere çocuğu almaya gelir. Loren teyzesi Alma ile izlediği bir gösterinin çıkışında, kalabalık içerisinde kaybolur. Alma kaçırıldığını düşündüğü üvey yeğenini her yerde arayacaktır.


Dünyayı, günümüz reklam sloganlarındaki gibi değil, kelimenin tam anlamıyla; gerçekten değiştiren, yani yepyeni ufuklar açıp, milyonlarca insanı ve hayatını etkileyecek kökten değişiklikler yaratan ya da algıları ve anlayışları değiştiren kitaplar sayılırken, semavi dinlerin kutsal kitapları dışında 3 kitap sayılıyor genellikle: Sigmund Freud’un yazdığı Düşlerin Yorumu, Charles Darwin’in yazdığı Türlerin Kökeni ve en çok etkilemiş olan Karl Marx’ın yazdığı Das Kapital.

01 Nov, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Gerilim
Bu kitabı üç sebeple aldım, birincisi boyutlarının çantaya atıp taşımaya çok uygun olması (boyut önemlidir). İkincisi gerilim romanı olması, vapurda otobüste kolayca kaldığım yerden konuyu yakalayıp dikkatim dağılmadan okuyabilmem için. Son sebebi de ucuz olması (7.90 TL). Hakkında hiç fikrim olmayan bir kitabı almam için bu üç sebep bana yetti. Üstelik keyifle okuğum, heyecanlı ve sürükleyici bir roman çıktı karşıma.
