Zamanya aynı evi paylaşan 2 arkadaşın bir gününün öyküsü. Bir şirkette çalışan ve o gün 28 yaşına basan Selim ile işi olmayan ve o gün bir iş görüşmesine gidecek olan Kerim.
Kerim’in kendince çok dürüst olarak hazırladığı özgeçmişine istinaden teklif edilen esrarengiz iş görüşmesi , saat 05:10’ da Kerim’in evden alınmasıyla başlar. Kerim’i aralarında görmek isteyen Zaman şirketi, Kerim için aynı günde 4 kıtada, 12 ayrı şehirde, birbirini takip eden görüşmeler ayarlamıştır.


Arz’da ormanların tümü kesildiği ve hiç ağaç kalmadığı için, dünyanın kereste ihtiyacını karşılamak üzere 27 ışık yılı uzaktaki Athsheli gezegenine gidilmiş ve orası kolonileştirilmişti. Askeri ekipteki Yüzbaşı Davidson sert bir adamdı. Arz’lıydı ve Arz ehlileşmiş bir gezegendi, oysa burası için aynı şey söylenemezdi. Burada olma nedeni de buydu zaten, gezegeni ehlileştirmek. Kendisini bir dünya-terbiyecisi olarak görmekten hoşlanıyordu. Ekiptekiler de sıkı çocuklardı. Mühendisler, psikologlar, doktorlar gibi uzmanlar dışındakiler yani.

11 Jan, 2010
Yazan: elfy | Kategori: Kurgu

En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim, kitap tam bir cümbüş, hatta cümbüş içre cümbüş. Bir tarafıyla tam Tarantino’luk bir roman, bir tarafıyla o kadar bizden ve bu topraklara ait ki! Romanın tam ortasında misafir sanatçı olarak Ersin Karabulut’un çizdiği bir hikaye de olunca, Kill Bill’de (O-Ren’ Ishii’nin çocukluğunu anlatan kısımda) olduğu gibi, Tarantino’nun kulaklarını çınlatmamak olmaz.
Birbiri içine geçmiş hikayeler ve birbirine ille de dokunan karakterlerle dolu olan bu kitap, bir aşk romanı, bir cinayet romanı, bir intikam romanı hatta bazı kısımları…
Romanda kendisine verdiği isimle Kafka, 15. doğum gününde evden ayrılacağına çok önceden karar vermiş ve hem zihnini hem de bedenini yıllardır bugün için hazırlamaktadır. 4 yaşındayken, annesi yanına evlat edinilen ablasını almış, kendisini, öz oğlunu arkasında bırakıp evi terk etmiştir. Kafka kendi yarattığı, alter-egosu diyebileceğimiz “Karga adındaki delikanlı” ile yollara düşer. Nereye gideceğinin hiçbir önemi yoktur, yeter ki evinden ve uzun bir süredir konuşmadığı babasından uzak bir yer olsun. Babasının kendisi ile ilgili kehanetinden kaçmaktadır.

Yine bir Türk yazarı, yine bir ilk kitap ve yine yeni bir tanışma. Alper Canıgüz’ün ismine Murat Menteş’in “Dublörün Dilemması” adlı kitabının arka kapağı için yazdığı yazıda rastladım. Kendi kendime bu Alper Canıgüz, Murat Menteş’in kitabının arkasına yazı yazıyorsa, kesin o da aynı taifedendir dedim ve internette yaptığım araştırma sonucunda, Sabitfikir sitesinde kendisinin kitaplarına ulaştım. İyi ki de ulaşmışım.
Kitabın kapağı üzerinde “Psiko-Absürd Romantik Komedi” ifadesi yer alıyor. Yazar kitabını bu şekilde tanımlamış.

04 Jan, 2010
Yazan: elfy | Kategori: Kurgu

15 Kasım 1992’de bir Pazar sabahı Mariquita’da her şey çok sıradan başlamıştır ama kilise çanları dokuzuncu vuruşu henüz yapmışken, bir anda ortaya çıkan üç düzine kadar adam bağıra çağıra ve havaya ateş açarak kasabaya dalar. Niyetleri karınlarını doyuracak kadar yiyecek ve yardım almak olan gerillalar, kasabalıların kendilerine adeta dilenci gibi davrandıklarını görünce isteklerini değiştirler ve kasabadaki tüm erkekleri kendilerine katılmaya zorlarlar. Gönüllü olarak katılmayanlar ise oracıkta vurulur.

02 Jan, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
Dublörün Dilemması bir ilk roman. Kitap 2005 yılında yayımlanmış olmasına rağmen, ben yazarıyla ancak tanışma fırsatı buldum. Hatta ben bu kitaba başladığımda, internetteki kitapçı sitelerinde kitap tükendi olarak gözüküyordu ama, ben okumayı bitiremeden, kitap yeni baskısını yaptı. Yani okumak isteyenler kitabı gayet rahat bir şekilde kitapçılardan temin edebilir.
Kitabın konusu aslında oldukça karışık. Haldun Dormen’ in vaktiyle sahnelediği, sahneye açılan her kapıdan sürekli birilerinin girdiği ve çıktığı, bağırış çığırış konuştuğu, kahramanlarının sürekli birbirlerine yalan söylediği, durumu kurtarmaya çalıştığı komedi oyunlarını andırıyor.…