Millenium üçlemesinin son kitabı, Eşekarılarının Yuvasını Tekmeleyen Kız.. Henüz Türkçe’ye çevrilmedi ancak ilk iki kitabı okuyanların nasıl merakla beklediğini tahmin edebiliyorum. Haklılar. İlk iki kitapta olduğu gibi umulmadık şeylerin olduğu bir hikaye. Kitabın yarısı boyunca Lisbeth hastanede, ama olaylar hız kesmeden devam ediyor. Sonra okuduğum en zeka dolu mahkeme sahneleri geliyor, okurken kendimi “İşte bu! Helal olsun! “derken yakaladığım bu sahneler herhalde henüz izlemediğim ama çekildiğini bildiğim film versiyonunun da en eğlenceli bölümleri olmalı. Bu nasıl bir derin devlet işidir,…
Millenium üçlemesinin ikinci kitabı. İlk iki kitabın İngilizcesini almış kütüphaneme koymuşum. İkisi de oldukça hacimli kitaplar, yaklaşık 600 sayfa filan. Sonunda Temmuz başında çıktığım tatilde yanıma ilk kitabı (The Girl With the Dragon Tattoo-Ejderha Dövmeli Kız) ve olur ya bitiririm ya da sıkılırım diye de Momo’yu alıp gittim. Ne mi oldu? Tüm gün gölgede oturup, aralarda ısrarlara dayanamayıp denize/havuza girip sanırım 4 günde bitirdim kitabı. Fakat öyle bir virüs ki bu seri, başladığınızda mutlaka daha fazlasını istiyorsunuz! Eve gelmeyi iple…
22 Jul, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
“Dostlarım Aşklarım” benim “Gelecek Sefere”den sonra okuduğum ikinci Marc Levy kitabı. Yazarın daha basit bir kurgu seçmiş olduğu bu kitapta otuzlarının başındaki 2 arkadaşın hem sıradan hem sıra dışı hayatlarına tanıklık ediyoruz. Antoine Londra’da Fransız mahallesinde yaşayan ve çalışan Fransız bir mimardır. Karısının terk ettiği Antoine küçük oğlu Louis ile birlikte kendine yeni bir düzen kurmuştur. En yakın arkadaşı Mathias ise Paris’te bir kitapçıda çalışmaktadır ve o da karısı tarafından terk edilmiştir. Karısı Vanessa, küçük kızları Emily’yi de yanına alarak…
Bu yaz okuduğum kitaplardan pek memnunum. Üst üste keyifli ve tam ruh halime uygun kitaplar okudum. Mesela en son bitirdiğim kitap Şenlikli Bir Cinayet adını taşıyor.
Hem şenlik var hem cinayet, tam bana göre! Yazarı Gilbert Adair’in Türkçe’de daha önce yayınlanmış başka kitapları da varmış, ama ben kendisini bu kitapla tanıdım ve açıkçası diğer kitaplarının da bu kalibrede olup olmadığını öğrenme arzusu uyandırdı bende (Misal ilk kitaplarından birinin adı Postmodernci Kapıyı İki Kere Çalar. İnsan merak ediyor, postacı değil miydi o?)
Neyse, gelelim…
20 Jul, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
Giambattista Bodoni 25 Nisan 1991 tarihinde başına gelen kaza nedeniyle daldığı derin uykudan uyandığında, ne adının Giambattista Bodoni olduğunu, ne içinde bulunduğu yılı, ne de Paola adında bir karısı, 2 kızı ve 3 torunu olduğunu hatırlıyordu ama Napolyon döneminde yaşamış ünlü bir matbaacı olan adaşı Giambattista Bodoni’yi gayet iyi hatırlıyordu. Bodoni’nin başına gelen kaza her ne ise –bunu hiç bir zaman öğrenemiyoruz- hafızasında sıra dışı bir hasar bırakmış; tüm entelektüel bilgi birikimi yerli yerinde dururken, şahsına ait tüm anılarını elinden…
16 Jul, 2010
Yazan: Dulcinea | Kategori: Klasikler
Ivan Matveitch, eşi ve aile dostu ile birlikte görmeye gittiği timsah tarafından yutulur. Ancak Matveitch sağdır, timsahın içinde rahatı yerindedir ve her zamanki gibi “ukala” tavırları devam etmektedir. Artık o da “kütük gibi yatarak” fikir üreten aydınların arasına katılmıştır. Aile dostları olan anlatıcımız, Ivan Matveitch’i timsahın içinden kurtarmak için çabalamaya başlar, yüksek mercilere başvurularda bulunur, güzel eşi ile ilgilenir, timsahın sahibi ile pazarlık bile yapar. Ancak bir yandan bürokrasi ile, bir yandan Matveitch’in hakaretleri, itirazları ve saçma hayal dünyası ile…
06 Jul, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
İsmail Güzelsoy Banknot Üçlemesi adını verdiği serinin ilk kitabı Sincap’da bize 1966 kışında geçen bir kaçış öyküsü anlatıyor. İskender Sof tanınmış bir şairdir. Milli İstihbarat Ajanları peşindedir. Haydarpaşa Garında bulunma sebebi ise, onu sevdiklerinden ve vatanından uzaklaştıracak olan bir kaçış serüvenine başlamak üzere oluşudur. Trenin kalkmasına 6 dakika kala, kalabalıkta kendisi bekleyen ajanlar Metin’le Mustafa’yı –Şişman- görür. Bu karşılaşma İsmail Sof’a gerçekten acı verir. Çünkü kaçış planını sadece 3 kişi ile paylaşmıştır ki, bunlardan biri sevgili karısı Bihter’dir ve onlardan…
05 Jul, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
İnci Gibi Dişler İngiliz toplumunun ötekilerini, göçmenlerini anlatan bir roman. Roman 1975 yılında başlayıp 90 yılların sonlarına kadar giden bir dönemi kapsıyor. Yer yer yapılan geri dönüşlerle de İkinci Dünya Savaşı’na kadar uzanıyor.
Romanın kalabalık bir kadrosu var. Yıllar önce ülkesi Bengladeş’i terk ederek İngiltere’ye göç eden, hatta II. Dünya Savaşı’nda İngilizler için savaşan Müslüman Samet İkbal, onun kendisinden çok genç karısı Alsana İkbal, (Begüm ve İkbal aileleri çocuklarının evlenmeleri için bir anlaşma yapmışlardı ama Begüm ailesi Samet İkbal için uygun bir…

Film Klübü David Gilmour ve Oğlu Jesse’nin yaşadıkları bir dönem üzerine yazılmış otobiyografik bir kitap. David’in oğlu Jesse lisede okuyordur ve okuldan nefret ediyordur. Aslında annesi ile yaşamaktadır ama annesi artık babasının işe el atması gerektiğini söyleyince, evlerini değiştirirler ve Jesse babası ile yaşamaya başlar. David oğluna ders çalıştırmaya uğraşırken birden bire “Artık okula gitmek istemiyorsan, gitmek zorunda değilsin.” derken bulur kendisini. Jesse hemen kabul eder öneriyi. Ok yaydan çıkmıştır artık. Pazarlık şöyledir: Jesse çalışmak zorunda değildir. Kira ödemek zorunda değildir.…