Kendisi gibi, uyuşturucu bağımlısı olan Jim Barris ve Ernie Luckman ile birlikte yaşayan Bob Arctor, oldukça tehlikeli ve bağımlılık yaratan bir uyuşturucu olan D maddesini hem kullanmakta hem de satmaktadır. Fred ise bir narkotik memurudur ve gizli görevdedir. Bob arctor’u izleme görevi Fred’e verilir. Fred Bob Arctor’un, aslında kendi gizli kimliği olduğunu açıklayamaz, zaten bunun çok da farkında değildir.
Romanın başında yazarın oldukça iddialı bir ön yazısı var: “Bu romanı yazmak da, okumak da kalbimi burktu… onun bir başyapıt olduğuna inanıyorum. Sanıyorum bu benim yazacağım tek başyapıt … komik bölümleri, yazılmış olanların en komikleri, üzücü bölümleri ise tüm yazılanların en üzücüleriydi ve hepsi aynı kitapta toplandı!” diyor yazar mütevazi bir tarzda.
Uyuşmuş beyinler ve düşünce tarzları, hem Bob ve arkadaşlarının, hem de Fred’e tıbbi destek veren bilim adamlarının gözünden anlatılıyor. Böylece aslında neyin ve neden ters gittiğine dair bir fikir sahibi olarak karakterlerimize biraz daha insaf etmemizi istiyor sanırım yazar. Kitabı okurken kızdığım ve anlam veremedğim karakterler için, kitabı bitirdiğim zaman benim de kalbim burkuldu.
Hepsi de uyuşturucu kullanan Bob Arctor, Jim Barris, Ernie Luckman, Donna Hawthorne ve Charles Freck’in garip dünyaları, farklı gerçeklikleri ve hayatla, sistemle olan mücadelelerinde Philip K. Dick kendi yaşamından da izler olduğunu belirtiyor.
Kitabın farklı bir animasyon tekniği ile yapılan filminde Keanu Reeves, Winona Ryder, Robert Downey Jr. gibi oyuncular sesleri ve yüzleri ile yer alıyor. Filmin başarılı bir edebiyat uyarlaması olduğunu düşünüyorum. Özellikle Barris karakterini kitaptakinden bile daha gerçekci buldum.

Philip K. Dick’in diğer kitaplarını da okumak niyetindeyim. Bilimkurgu ve yeraltı edebiyatı sevenlere tavsiye ederim.