Bu haftasonu içim parçalanarak, yine de elimden bırakamayarak Dave Eggers’in “Ne Nedir” adlı kitabını okudum. Kitabın ön ve arka kapağında, bir çok yazar ve gazetenin övgüleri vardı ama hiçbiri konu hakkında ipucu vermiyordu. Mesela unutulmaz Uçurtma Avcısı ile Bin Muhteşem Güneş’in yazarı Khalid Khousseini “son zamanlarda okuduğum en etkileyici roman” diyordu, TIME dergisi “yılın en dokunaklı romanlarından biri” derken, New York Times “Ne Nedir, insanın türlü felaket ve yıkım karşısında bile zorlukları aşabilme gücünü ve umudun zaferini ortaya koyuyor.” diyordu.…

Kitap, Antoni Casas Ros’un ilk kitabı ve otobiyografik ögeler içeren bir hikaye anlatıyor. Mezuniyet gecesi, hafif içkiliyken yanında sevgilisi ile araba kullanmakta olan Antoni, karşısına birden bire çıkan geyiğe çarpmamak için direksiyonu kırar ve bir ağaca çarpar. Sevgilisi olay anında ölür, kendisi ise çok ağır yaralanır. Yüzü tamamen yok olmuştur kazadan sonra. Geçirdiği acı verici ameliyatlar da “insan içine” çıkmasına sebep olacak kadar başarılı bir sonuç vermemiştir ve insanlardan kaçmaya, gündüzleri evden dışarıya çıkmamaya başlar. İnternet üzerinden matematik dersi vermek…

Georges Perec Yaşam Kullanma Kılavuzu adlı kitabına Jules Verne’nin Michel Strogoff romanından bir cümleyi anarak başlamış:
“ Bak, bütün gözlerinle bak.”
Kitap boyunca baktım, bütün gözlerimle baktım. Kaçırdığım bir çok şey olduğunu/kaldığını, ama gördüklerimin beni dehşete düşürdüğünü, böyle bir deha karşısında bir kez daha şapka çıkardığımı söyleyerek başlamak istiyorum konuya. Enis Batur “Perec Kullanma Kılavuzu” adlı kitabı boşuna yazmamış. Hatta bir de belki “Yaşam Kullanma Kılavuzu Okuma Kılavuzu” yazılmalı. Çünkü kitabı bitirdiğimden beri bu kitabı nasıl yazabileceğimi düşünüyorum ve hala da bulamadım.
…