12 yazarın, İstanbul’un kendilerine ait bir köşesini anlattıkları bir kitap bu sefer elimizdeki. 2007 yılında Merkez Kitaplar tarafından basılmış olan bu kitabın hem ciltli, hem ciltsiz versiyonu var. Ayrıca metin aralarına yazarların ve mekanların fotografları ile bahsettikleri yer ve olaylara ilişkin bilgileri içeren küçük kutucukların eklenmiş olması kitabı oldukça çekici hale getiriyor. Kitabın içinde yer alan yazarlar ve anlatıların isimleri ise şöyle sıralanıyor:
İnci Aral-Çengelköy,
Kürşat Başar-Bebek,
Naim Dilmener-Şarkıların İstanbul’u,
Nazlı Eray-Şişhane,
Aslı Erdoğan-Galata,
Ayşe Kulin-Teşvikiye,
Perihan Mağden-İstanbul’un Sokak Kızları,
Petros Markaris-Heybeliada,
Celil Oker-Kapalıçarşı,
Mehmet Murat Somer-Sultanahmet,
Latife Tekin-Gecekondular,
Buket Uzuner-Moda.
…
Etiketler:
Aslı Erdoğan,
Ayşe Kulin,
Buket Uzuner,
Celil Oker,
İnci Aral,
İstanbul,
Kürşat Başar,
Latife Tekin,
Mehmet Murat Somer,
Naim Dilmener,
Nazlı Eray,
Perihan Mağden,
Petros Markaris
09 Jun, 2010
Yazan: elfy | Kategori: Deneme

Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim?
Kitaplar yalnız kralların adını yazar.
Yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,
kim yapmış Babil’i her seferinde?
Yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen Lima’nın?
Ne oldular dersin duvarcılar
Çin Seddi bitince?
Yüce Roma’da zafer anıtı ne kadar çok!
Kimlerdir acaba bu anıtları dikenler?
Sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?


Georges Perec Yaşam Kullanma Kılavuzu adlı kitabına Jules Verne’nin Michel Strogoff romanından bir cümleyi anarak başlamış:
“ Bak, bütün gözlerinle bak.”
Kitap boyunca baktım, bütün gözlerimle baktım. Kaçırdığım bir çok şey olduğunu/kaldığını, ama gördüklerimin beni dehşete düşürdüğünü, böyle bir deha karşısında bir kez daha şapka çıkardığımı söyleyerek başlamak istiyorum konuya. Enis Batur “Perec Kullanma Kılavuzu” adlı kitabı boşuna yazmamış. Hatta bir de belki “Yaşam Kullanma Kılavuzu Okuma Kılavuzu” yazılmalı. Çünkü kitabı bitirdiğimden beri bu kitabı nasıl yazabileceğimi düşünüyorum ve hala da bulamadım.
…

Tecrübe etmek yıllar yılı
hiçbir şeyin iyiye gitmediğini
yalnız kötülediğini.
Ezikliğini duymak
neredeyse hiçbir şeyi değiştirememenin
ve sarılmak bu “neredeyse”ye
hep başka bir çıkmaza götüren.
John Berger ile ilgili olarak ne düşündüğümü ve hissettiğimi daha önce de yazmıştım. Yine yapıyor her zaman yaptığını bu kitabıyla da. Bu kez her şeyin kıymetini bilmeye çağırıyor “Hayata Tutunma ve Direnişe Dair Notlar” alt başlığı ile bu kitapta da.
Kah mülteci kampındaki bir Filistinli çocuk olarak buluyorsunuz kendinizi; (Çocukların bedenlerinin geri kalanını kımıldatmadan başparmaklarının bir hareketiyle misketi fırlatmadaki ustalığı, çok sıkışık alanlarda yaşamaya alışmış…
Sitüasyonist Enternasyonal üzerine (kitapta söylendiğine göre Sitüasyonist Enternasyonalizm diye bir şey yok) fikir üretmiş başlıca kişilerin yazılarının çevirileri ve Türkçe yazılmış bu konudaki bir iki önemli metinin derlendiği bir kaynak kitap. Kitabın sonlarında yer alan ve sitüasyonist enternasyonalin manifestolarının yer aldığı kısım özenli ve sabırla okunursa kavramı oldukça anlaşılabilir hale getiriyor. Ayrıca, konu hakkında daha fazla araştırma yapmak isteyenlere metin önerileri de bulmak mümkün.
Kitapta sitüasyonist enternasyonalin ne olduğu, tavrı, tarihçesi ve manifestoları yer alıyor. Bu kitabın tamamına internet üzerinden de…
09 Jun, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Deneme

İskender Pala’nın 2008 tarihli bu kitabında kültürümüzde ve edebiyatta derin izleri olan bir inanış etrafında verilmiş olan eserler derlenmiş. Dört element, bunların özellikleri, kültür, inanış ve özellikle edebiyatımızdaki (aslında sadece şiirdeki) izleri bir deneme şeklinde sunuluyor.
Bu kitap benim okuduğum yedinci İskender Pala kitabı ve ben yazarın hep aynı çerçeve içinde kaldığını üzülerek fark ediyorum.
