
“Kadınlar sıcak ülkelerden dönen vahşi sakatları sever…” ya da “Kadınlar sıcak ülkelerden dönen vahşi sakatları sever mi…” Kahramanımızın beyninden ışık hızıyla gidip gelen en önemli cümleler bunlar. Söz konusu er kişi, güneş gibi gülümsemesiyle ortalarda dolaşan Swittters olunca değil sevmek, aşık olmaktan alamazsınız kendinizi.
Romanımızın baş aktörü Switters yakışıklı, zeki ve hınzır bir CIA ajanıdır ancak, bildiğimiz ajan profilinin dışında, nevi şahsına münhasır bir kişidir. Olanla olması gereken arasında kesin ayrımlara sahip olmasına karşın, hayatında bunu başaramayan, uçlarda gidip gelen Switters;…
16 Jun, 2010
Yazan: habbele | Kategori: Kurgu
Hadi size biraz Marina Lewycka’dan bahsedeyim. Marina Lewycka, 1946 yılında Almanya’da bir göçmen kampında doğmuş ve ailesiyle bir yaşındayken İngiltere’ye taşınmış Ukrayna kökenli bir yazar. O zamandan beri İngiltere’de yaşıyor ama anayurdunun sorunlarını da yakından takip ediyor. Ukraynalıların yakın dönemde Turuncu Devrim sonrası yaşadıklarını, İngiltere gibi gelişmiş bir ülke bağlantılı anlatan iki kitabı var Türkçede.
Biri Ukrayna Traktörlerinin Kısa Tarihi. Aslında orjinal adından çevirirsek Ukrayna Motorlarının Kısa Tarihi oluyor ismi, ki bu kitabın ruhuna daha uygun. Çünkü Ukrayna Traktörleri teriminin kitap…
Genç ve yalnız bir kadın olan Yargıç Jeanne Korowa, tesadüfen şahit olduğu bir psikiyatri seansı sayesinde Paris’te işlenen tüyler ürpertici seri cinayetlerin failini keşfetmiştir. Ama elinde hiçbir kanıt yoktur ve katilin peşine tek başına düşmek zorundadır. Böylece Guatemala, Nikaragua ve Arjantin’de soluk soluğa ve kanlı bir takip başlar.
yazıyor kitabın arka kapağında. Gerçi arka kapakta ne yazarsa yazsın, benim gibi Grange hayranları dayanamayıp çıkar çıkmaz alıp okuyacaklardır bu kitabı da.

01 Jun, 2010
Yazan: habbele | Kategori: Kurgu
Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim: Son zamanlarda okuduğum en renkli kitap. Roman Amerika’da, 1930′lu yılların başında yani büyük krizden hemen sonraki dönemlerde, hani şu bakkalların camlarında “Paranız mı yok? Neyiniz Var? Herşeye Razıyız.” ya da işyerlerinin duvarlarında “İşçi Aramıyoruz” yazan dönemlerde, ülkeyi kendilerine ait bir trenle dolaşan gezici bir sirkte geçiyor.

Leo, Manhattan’da, Waverly Place sokağının yine Waverly Place sokağıyla kesiştiği olasılık dışı bir noktada karlı ve rüzgarlı bir gecede onunla karşılaştı. Kadının kıyafetleri simsiyahtı, başındaki şapkanın altından uzun siyah saçları sırtına doğru dökülüyordu ve yere düşürdüğü anahtarlarını arıyordu. Leo karların arasında bulduğu anahtarları kıza verirken, bu anahtarlarla kendisi için tarifsiz bir maceranın kapısını açtığından habersizdi. Bu Leo’nun Veronica’yı ilk görüşüydü. İkinci kez gördüğünde, kendisine bakan gözlerin birinin mavi birinin yeşil olduğunu fark etti.
Veronica’nın hayatına girmesiyle birlikte, Leo kendini açıklanamaz bir…
Katilin Şeyi’nde tanışıp, Katilin Meselesi’nde kaynaştığımız acemi acar dedektifler Vedat Kurdel ve Tefo ile tekrar birlikteyiz. Vedat ve Tefo meslekte geçirdikleri 4 yılın ve gösterdikleri başarıların ardından hatırı sayılır bir üne kavuşmuşlar. Vedat’ın 2017 yılından anlattığı bu macera, Haracı ailesinin Polonezköy’deki saray yavrusu evlerinde verdikleri 2009 yılı bahar partisinde başlıyor. Normal şartlar altında asla davet edilmeyecekleri bu partide bulunma sebepleri de iş. Görev başındalar. Zengin bir kocanın boynuzlarını kontrol ediyorlar; adamın boynuzları var mı, yok mu diye. İşlerini tamamlayıp tam…
Londra’ya gitmeden önce Richard Mayhew’in el falına bakan esrarengiz ve yaşlı kadın ona ; “Senin yerinde olsam, kapılara dikkat ederdim.” dedi.
Richard Londra’ya gideli neredeyse 4 yıl olmuştu. İyi bir işi, çok güzel ama biraz fazla talepkar bir nişanlısı vardı. Hayat onun için kendi rutinini yakalamıştı. Bir akşam kaldırımda kanlar içinde yatan bir kıza, Door’a rastladı ve hayatının ritmi bozuldu. Kız polise haber verilmesine ve hastaneye götürülmeye şiddetle itiraz ediyordu. Onu yolun ortasında, yaralı ve çaresiz bir şekilde bırakamayan Richard, nişanlısı…
Katilin Şeyi romanından tanıdığımız acemi dedektifler Vedat Kurdel ve ortağı Tefo yeni bir macerayla karşımıza çıkıyorlar. Ama durumlar biraz değişmiş. İlk kitaptaki seri katilin bulunmasının üzerinden yaklaşık 1 sene geçmiş, bu arada Tefo, Ayla ile evlenmiş, balayına gitmiş. Vedat kendisini biraz kandırılmış, biraz terkedilmiş hissediyor, çünkü Tefo, Ayla ile gezerken Vedat’ın ruhu bile duymamış. 10 yaşından beri yediğinin içtiğinin ayrı gitmediği, kendisi gibi ailesiyle birlikte yaşayan –böylece kendisine bir hayat kurması gerektiğini, artık kazık kadar adam olduğunu söyleyen ailesine; bakın…
10 May, 2010
Yazan: elfy | Kategori: Kurgu
Romanın kahramanı C, “zengin değil, paralı” bir adam ve parayla ilişkisi de sadece ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Çok zengin bir hayat sürdüğü söylenemez ama kendisine kalan miras, çalışmayıp aylaklık (tembellik değil) etmeye yetecek kadar da para sağlamaktadır ona.
Her şeye muhalif olan C, insanların rutinlerinden, alışkanlıklarından ve tekdüzeliklerinden nefret eder. Müşteri muamelesi görmemek için hep farklı yerlerde yer yemeğini, hep farklı berberlerde kestirir saçını.
Yalnızdır. Genellikle memnundur da bu seçilmiş yalnızlığından. Ama bazen de sormadan edemez; “Rahatsınız. Hem ne kolay rahatlıyorsunuz. İçinizde boşluklar…
Kahramanımızın adı Vedat Kurdel. Özel dedektif. Bir de ortağı var. Can dostu Tefo. Asıl adı Tevfik ama, adının yanlış söylenmesinin önüne geçemediği için kendisine kısaca Tefo denmesini istiyor. Vedat ve Tefo kitabın başında henüz dedektif değiller ama, sonunda oluyorlar. Yada Tefo’nun babasının dediği gibi, ki kendisi polis emeklisi babacan bir amcadır ve çıkan özel dedektiflik yasası sayesinde bu iki adama bir iş sahası sağlamıştır, ha oldu ha olacak kıvama geliyorlar.
Kitapta anlatılan olaylar 2005 yılında acemi dedektiflerimiz 35 yaşındayken başlarından geçiyor.…
04 May, 2010
Yazan: Dulcinea | Kategori: Kurgu

Pasqual Pinon, doğuştan iki kafası olan, tutsak olduğu madenden kurtarılıp bir sirke katılan Meksikalı bir hilkat garibesidir. Pinon’un sevgi dolu bir yüreği ve birbirine aşık iki kafası vardır. Üstelik Pinon bu romandaki tek ilginç kişilik değildir. Genç bir şizofren katil, onunla arasında duygusal bağlar bulunan bir kadın, kadının psikolog olan eşi, Bertolt Brecht’in üçüncü karısı olan Ruth Berlau da romanda ilişkileri gözler önüne serilen diğer kişilerdir.

Durmamalı, dinlenmemeli ve yazmalıyım ‘O’ nu. Uyumamalıyım, yemek de yememeliyim gerekirse ve zamanında bitirmeliyim… Yoksa ‘O’nun kim olduğunu benden başka bilen de olmayacak…
Üç gün önce başladı her şey… sadece üç gün önce…
Hacettepe Üniversitesi, Beytepe Kampüsü’nde İngilizce ile ilgili bir bölümde eğitim gören Selen ve Cavidan için sıradan bir gün. Aslında onları sınıfın diğer öğrencilerinden ayıran bir özellikleri var. İkisi de üniversiteye 5 sene rötarlı olarak başlamışlar, yani sınıf arkadaşlarından 5 sene daha yaşlılar. Aralarındaki arkadaşlık ilişkisini çok değişik kelimelerle tanımlamak…
28 Apr, 2010
Yazan: Dulcinea | Kategori: Kurgu
Meryem 17 yaşındadır, bir izbede kilitli tutulmaktadır. Kimse yüzüne bakmaz, kimse onunla konuşmaz. Meryem’in kendisini öldürmesi ya da ailenin vereceği cezaya katlanması gereklidir. Çünkü Meryem’e tecavüz edilmiştir, namusu kirlenmiş bu kız artık evde istenmez. Köyde istenmez. Adetler gereği bu leke temizlenmelidir. Meryem için her an bir yaşam savaşıdır. Onun yaşadığı her an ise ailesi için utanç kaynağıdır.
Cemal Gabar dağlarında, karlar altında bir karakolda askerliğini yapmaktadır. Çatışma, ölüm, savaş onun için her günkü olaylardır. Her gün aralarından biri eksilebilir, ya ölecek…