Kendinize bir iyilik yapmak istiyorsanız, gidin bu kitabı alın ve hemen okumaya başlayın. Pek az yazar için yeni bir akım başlattı demek mümkündür. Roberto Bolano’da bu azınlık yazarlardan biridir.Bu kitapta, yıllar önce kaybolmuş bir edebi akım olan Visceral Realism’i benimseyen Arturo Belano ve Ulises Lima’nın hikayesine tanık olacaksınız.
Bolano G. Amerikan literatürüne ayrı bir soluk getirmiştir. Garica Marquez, Maria Vargas Llosa gibi ustalardan sonra Latin Amerika’nın çıkarttığı en büyük yazarardan biridir.
Kısa süren hayatını maceracı, gezgin ve bir şair olarak geçirmiştir. 2003 yılında vefat ettiğinde sadece 50 yaşındadır. Hayatı boyunca şiir yazmıştır, ancak hayatının son 10 yılında kitap yazmıştır. Şiir yazmanın çok daha önemli ve zor bir iş olduğunu, kitap yazmanınsa daha kolay bir icra olduğunu söylemiştir.
Bu kitapta 1920 lerin unutulmuş şairi Cesárea Tinajero’nun başlatmış olduğu Visceral Realism adlı akımı tekrar canlandıran Arturo Belano ve Ulises Lima ‘nın, bu akımı başlatmaları, akımın güçlenmesi ve daha sonra kurucuların başka yollara gitmesi ve akım içinde yer alan karakterlerin hayatlarını okuyacağız.
Arturo Belano ve Ulises Lima kitabın ana karakterleri olmakla birlikte, ana karakterlerden çok ara karakterlerle süslenen konunun anlatılabilmesi için tam 50 karakter yaratılmış. Bu karakterlerin hepsinin ayrı bir öyküsü ve ana öyküyede ayrı katkıları var. Bu kadar çok hikayeyi, bu kadar çok karakteri önemini kaybettirmeden ve kurguyu bozmadan anlatabilmek herhalde ancak Roberto Bolano gibi çok usta bir yazarın yapabileceği bir şey.
Kitap üç bölümden oluşuyor. Önce 17 yaşındaki García Madero’un günlüğünden, Visceral Realist’lere nasıl katıldığını ve kitabın üçüncü bölümünde anlatılacak olayların nasıl başladığını öğreniyoruz. Kitabın ikinci bölümünde, üçüncü bölümde anlatılacak hikayeden sonrasına gidiyoruz. Bu bölümde 50 karakterimizde aktif ve herbirinin hikayesine derinlemesine dalıyoruz. Bu bölümleri okurken insan ister istemez başka yazarlar ile kıyaslamaya giriyor ve 3 boyutlu karakterler yaratmanın ne demek olduğunu, kurgunun nasıl bir şey olması gerektiğini sorguluyor. Üçüncü ve son bölümde ise, ilk bölümde yarım kalan hikayeye devam ediyoruz.
Karakterlerin bu kadar tarafsız anlatıldığı, yazarın kendini bu kadar kitaba karıştırdığı ama bir o kadarda uzak gösterdiği, bir şair gibi anlattığı karakterleri, inanılmaz kurgusu ve o Latin yazarlara özgü samimi anlatımıyla eşsiz bir tecrübe siz bekliyor….
(*) Yazar Visceral Realism ile Infrarealismo akımına bir atıfta bulunuyor. Infrarealismo “Boom” döneminin yarattığı “Magical Realism” akımına tepki olarak doğan bir akım.