27 Jul, 2009
Benim Hüzünlü Orospularım - Gabriel Garcia Marquez
Yazan: Tosbaa Kategori: Kategori Dışı
Hayatında parasını vermeden hiçbir kadınla sevişmedi ve şimdi 90 yaşında. Kitabın ana karakterini anlatmak için en uygun tanımlama bu olur diye düşünüyorum.
Bu yaşlı adam, bir gazete de köşe yazıları yazan bir yazardır. 90. yaş gününde bugüne kadar yaşamadığı bir deneyimi yaşamak ister ve yıllardır gittiği genelevin patroniçesi, Rosa Cabarcas’ı arar. Ona el değmemiş genç bir kızla birlikte olmak istediği söyler. Doğum gününden bir önceki gün Rosa onu arar ve o gece saat onda orda olmasını ister. Yaşlı adam saat onda ordadır. Odaya çıktığında kızı çırılçıplak yatakta uyurken bulur. Onu seyretmek o kadar hoşuna gider ki kıza dokunmadan sabah erkenden ayrılarak kendi evine gider. Daha önce hiç yaşamadığı bir duygu içindedir. Sürekli kızı görmek ister. Her defasında da onu öpmekten ileri gidemez. Delgadina adını verdiği bu kıza aşık olmuştur. Delgadina’nın hayali her yerdedir. Gazetede ki yazıları artık aşk üzerine olmuştur yaşlı adamın.
Bir gün genelevde bir cinayet işlenir. O günden sonra bir süre genelev kapatılır. İhtiyar deliye dönmüştür. Rosa Cabarcas’a ulaşamaz, Delgadina’ yı görememek onu her geçen gün biraz daha zorlamaktadır. Sonunda bir gün Rosa arar ihtiyarı. Birkaç gün sonra Delgadina ile yeniden buluşur. Onu ilk gördüğünde gözlerine inanamaz. Delgadina mücevherler takmıştır, sandalyenin üzerinde duran elbise de oldukça gösterişlidir. İhtiyar, Delgadina’nın başkalarıyla birlikte olduğunu düşünerek her şeyi parçalar ve oradan ayrılır.
Eskiden birlikte olduğu kadınlardan biriyle bir otobüste karşılaşır bir gün. Kadın onu evine davet eder. Eve giderler ama yaşlı adam eskisi gibi değildir artık .Aşk onu değiştirmiştir. Bu eski arkadaşa anlatır Delgadinasını. Kadın ona kıskançlık etme, aşık olduğun kadınla sevişme keyfini yaşamadan ölme der. O gün oradan ayrılan yaşlı adan yeniden Delgadinasını arar…
Yalnız ve yaşlı adam ruh halini basit bir dille anlatan yazar akıcı bir kitap yaratmış. Yaşlılığın yalnızlığını ve hüzünlü halini bir aşkla coşkun bir ruh haline çevirmesi de oldukça ironik bir durumu ortaya koyuyor. Ölüme bunca yaklaşılmışken bu kadar geç kalınmış bir heyecanla sarsılmak, okurken karmaşık duygular hissetmenizi sağlıyor.