Kitabın arka kapağında, “ Erhan Bener’in hümanizmini en çarpıcı biçimde sergilediği bir başyapıtıdır.” denmektedir. Recai Bey adında işkenceci bir polisten bahseder bu kitapta. Recai Bey komiser statüsünü kaybetmiştir. Sadece bir polis memuru statüsünde olmak, O’nun için ciddi şekilde yıpratıcı olmuştur. O görevi boyunca kuralları yerine getirdiğine inanmaktadır. Oldukça acımasız bir polistir. İnsanlardan nefret etmesi de bu acımasızlığı perçinlemektedir.
Soğuk bir kış gününde kaloriferin de iyi yanmamasından dolayı ciddi şekilde rahatsızlanır. Hastalığı kabul etmek istemez. Aktif görevi süresince hiç hasta olmamıştır. Soğuk algınlığı gibi hastalıklar yüzünden işe gitmemek, işten kaytarmak için uydurulan bahanelerdir, diye düşünmektedir. Bu nedenle bu hastalık hali O’na ağır gelir. Bu halini sabah işe giderken karşılaştığı komşusu olan genç bir kız fark eder ve akşam sıcak bir çorba getirir. Recai Bey şaşırmıştır. Çorbayı alır ama bu olay derinden etkiler O’nu. O güne kadar kimse O’na çorba yapmamıştır, karısı Binnur bile.
Kötü bir çocukluk geçiren Recai Bey’i evliliği de tatmin etmemiştir. İnsanlara güvenmeyen ve onları sürekli suçlu gören hali ise kendi kendini paranoyak bir hale getirmiştir. Çorbayı getiren komşuyu da anlamaz. Bir insanın karşılıksız bir iyilik yapması ya da bir yardımda bulunması O’nun için anlamsızdır. Kesin bir beklentileri vardır. İnsanları böceğe benzetir. Tiksinti duyar insanlardan.
Bir “insanı” bu hale getiren nedenleri, yazar oldukça başarılı anlatmış kitapta. O yüzden kitabın sonunda yazının başında yazdığım tümceyi doğrulayabiliyorsunuz. Kitabın dili de oldukça başarılı diye düşünüyorum. Uç bir karakter gibi düşünülebilir mi bilmiyorum Recai Bey. Bu şekilde mesleğini yapan insanlarla günümüzde bile karşılaşabiliyoruz. Hepsini arkasında bu kadar olumsuz boyutlarda bir geçmiş var mıdır? İnsan, herkesin bütün geçmişini bilemez, gördüğümüz kadarıyla yargılıyoruz kişileri. Bu noktada sadece önyargılarımızdan kurtulabiliriz diye düşünüyorum. Ama insanın yaşadıkları onun ne kadar ileri gitmesini haklı kılar. Bilmem!!
Not: Bu kitap Ümit Elçi tarafından Böcek adıyla sinemaya uyarlanmış ve 1995 yılında Antalya Altın Portakal yarışmasında en iyi film ödülünü kazanmıştır.