İngiliz bir maden işçisinin karısı, dört çocuk annesi Gertrude Morel ile bu annenin kocası, oğulları ve oğulların sevgilileri ile olan ilişkileri üzerine psikolojik ve sosyal sorgulamalar yapan bir roman. Fonda ondokuzuncu yüzyıl başlarında şehirleşen ve endüstrileşen İngiliz kasabaları, bu kasabaların içe kapanık hayatları vardır.
Bayan Morel’in kocası kaba, fakir ve işi gereği pis bir maden işçisidir. Bayan Morel kocasını pek beğenmez, karı koca arasında gergin, çekişmeli bazen korku dolu bir ilişki vardır. Yine de bir sebepten dolayı bir sürü çocuk yapıp bir arada yaşarlar. Bayan Morel hırslı ve duygusal açıdan hayatını oğulları üzerinden yaşayan bir annedir. Elbette ki bu ailenin bireyleri arasındaki ilişkiler kadar başkaları ile olan ilişkileri de bir romana konu olacak kadar ilgi çekicidir.
Esas konu “ana kuzusu” ile annesi arasındaki zaman zaman garipleşen ilişkinin irdelenmesidir. Kadının sosyal hayata atılması, cinsel kimliğini kazanması, dinsel anlamdaki kutsallığını yitirişi gibi konular da yazarın bu romanda konu edindiği, zamanın güncel ve aykırı düşünceleri olsa gerek.
Öncelikle kitabın dilinin ve kurgusunun çok sürükleyici olduğunu söylemeliyim. Yazar peyzaj manzaralarını ve ruh hallerini tıpkı bir ressam gibi gözümüzde canlandıracak detaylar ile anlatıyor. Ortanca oğul Paul’un ressam olması ile de ilişkilendirilebilecek bir renk ve ışık anlatımı var romanda. Kitabın ana karakterleri gibi geri plandaki olaylar ve hayat da bir dönemi yansıtıyor. Morel ailesinin yaşadığı ev, şehirler, çalışılan yerler ve ilişkiler roman ilerledikçe büyüyor ve gelişiyor, karakterler bu büyüme içinde silikleşip, korkak ve çekingen hale geliyorlar. Ancak doğa içinde yeniden kendilerine gelip, güzelleşiyorlar.
D.H. Lawrence dönemi için oldukça müstehçen bulunan bir yazarmış, bu kitapta da bir takım duygulara ve erotik sahnelere yer verilse de günümüz için oldukça üstü kapalı ve masum kalıyor. Roman üzerine yazılan yazıları internette şöyle bir taradığım zaman, okurken farkına varamadığım bir çok sembolik anlatım içerdiğini öğrendim. Sembolleri tam çözemesem de, yazar, anne ile oğullar arasındaki ilişkiyi küçük olaylar üzerinden ve bazı basit diyaloglar ile o kadar net anlatıyor ki, okuduğum açıklamalar sadece çıkardığım sonucu pekiştirdi.
İnsanı ve duygularını, incelemeye ve merak etmeye değer bulan bir yazardan, ilgi uyandırıcı bir roman okumak isteyenlere tavsiye ederim.