Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim: Son zamanlarda okuduğum en renkli kitap. Roman Amerika’da, 1930′lu yılların başında yani büyük krizden hemen sonraki dönemlerde, hani şu bakkalların camlarında “Paranız mı yok? Neyiniz Var? Herşeye Razıyız.” ya da işyerlerinin duvarlarında “İşçi Aramıyoruz” yazan dönemlerde, ülkeyi kendilerine ait bir trenle dolaşan gezici bir sirkte geçiyor.
Çocukken Pazar günleri TRT 1′de dünya sirklerinden gösteriler yayınlanırdı, onları babamla beraber büyük bir heyecanla seyrettiğimizi hatırlıyorum. Trapezciler, süslü giysiler içinde atlar ve filler, çemberlerden atlayan aslanlar, başlarının üstünde püsküllü başlıklarla pullu mayolu kızlar… Orkestra da cabası!
Romandaki hikayeyi bize 90 (ya da 93, ne farkeder) yaşlarında, bir huzurevinde yaşayan Jacob Jankowski çok sevimli ve akıcı geri dönüşlerle anlatıyor. Yirmili yaşlarında ve iyi bir üniversitede veterinerlik son sınıfta okurken ailesini bir kazada kaybettiğini öğreniyor, peşinden de tüm mal varlıklarını kaybettiğini. Bitirme sınavında kalem oynatamıyor öyle mutsuz ki, hiç bir şey düşünemiyor ve kaçıyor oradan. Sığındığı yer de hareket halindeki bir tren vagonu. Yanılmadınız, gezici bir sirkin vagonu. Veterinerlik tahsili avantajıyla, yeni işçi almak istememelerine rağmen sirke dahil oluyor ve maceralar başlıyor. Hiç bir komuttan anlamadığını düşündükleri fil Rosie, sadist hayvan terbiyecisi August ve kendinden oldukça küçük yaşta dünya güzeli karısı Marlena, cüce Walter ve köpeği Quenie, sirk müdürü paragöz ve acımasız Al Amca sayfalar ilerledikçe ete kemiğe bürünüyor ve kitabın sonuna doğru nasıl ilerlediğinizi farketmiyorsunuz.
Yazar kitabın sonunda faydalandığı kaynaklardan da bahsediyor. Bölüm aralarında yayın hakkını aldığı siyah beyaz, o dönemlere ait fotograflar da çok güzel. Hikaye içinde geçen olayların bir çoğunun yaşanmış olması (tabii ki aynı yerde değil) hikayeyi bana göre daha etkileyici kılıyor.
Çok isabetli bir tatil okuması seçimi bence. Hele şimdi bir de Inkilap Yayınlarının Kelepirleri arasında yer alırken, alıp bir kenarda canınızın sıkıldığı bir gün sizi neşelendirmesi için bekletin derim.
Meraklısına Not: Son zamanların en çok satan kitaplarından biri olan Filler İçin Su, kitap raflarında yerini aldığı günden itibaren ‘Çok-Satanlar’ listesinden inmedi. Book Sense, 2007 ‘Yılın Kitabı’, Newsday, 2006 ‘En Beğenilen Kitap’, Book Browse Diamond ‘En Popüler Kitap Ödülü’ ve American Library Association Alex ödülü de dahil olmak üzere pek çok ödül almıştır. Şimdi bakınca gördüm, bugünlerde filme çekilme çalışmaları devam ediyormuş, başrollerinde Robert Pattison ile Reese Witherspoon oynayacakmış.