Sherlock Holmes’un sinema filmini, çeşit çeşit dizilerini izlemiş ama hiç kitabını okumamamıştım. Kardeşimin bir Holmes hayranı olduğunu, her kitabını hem İngilizce hem Türkçe okuduğunu da hesaba katarsak, sebebi olmadan baya bir uzak durmuşum bu seriden. Sonunda bu huysuz ve ukala karakteri, Plato Yayınları’ndan çıkan bu kitap ile okumuş oldum.
Plato Yayınları’nın bir seri halinde sunduğu kitapların beşincisi olan bu polisiye roman iki hikayeden oluşuyor. Her kitapta başka hikayeler olduğu için beşinciden başlamamın pek bir etkisi olmadı diyebilirim. Aslında Leach’in paylaştığı ve ilk kitap olan Kızıl Soruşturma’dan başlamak vardı ama neyse… Zaten hem Watson’u hem de Holmes’u herkes kadar ben de tanıyordum.
Serinin bu kitabında Sherlock Holmes’un ukala tavrı ve zekice akıl yürütmeleri en beğendiğim şeylerdi. Kitabın ilk hikayesinde, kahramanımız kırsaldaki evinde öldürülen varlıklı bir beyefendi olan Bay Douglas’ın davasını çözmede çaresiz kalan kasaba polisine yardım etmektedir. Bay Douglası’ın karısı, en yakın arkadaşı, uşağı, evde saklanması olası yabancılar ve evdeki hizmetçiler arasında katili aramaktadırlar. Kafası karışık kasaba polisine çözümü imkansız görünen olaylar Sherlock Holmes için zevkli bulmacalardır. Nitekim bilimsel akıl yürütme, kılık değiştirme ve tabi ki sorgulama yapar, hikayenin sonunda da bir şov sergileyerek olayları çözer. İkinci hikayede ise yıllar öncesine gider ve ilk hikayedeki cinayetin sebeplerini öğreniriz. Bu hikayede Holmes yoksa da en az onun kadar uyanık ve ilginç bir genç adam kahramanımızdır.
Zamansız bir polisiye kitap ve en ilginç dedektif karakteri olan Sherlock Holmes’u elbette ki tavsiye ediyorum. Bir solukta okunan sürükleyici bir kitaptı. Üstelik bazı noktalarda yazarın okuyucuyu ters köşeye yatırması da ayrı bir keyif katıyor. Elfy’nin linkini buraya da ekliyorum, gerçekten o dönem için ileri polisiye teknikleri olan kahramanımızı herkesin okumasını dilerim.