Ağacın çürüğü özünden olur
Yiğidin kötüsü sözünden olur
El için ağlayan gözünden olur
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz.
Bu kitapta; iyiye, insana ve insanın özünün iyi olduğuna inanan bir büyük yazarın, dönemin karanlık gelişmeleri karşısında okuyucusunun mantığına ve özüne seslenmeye çalışan yazıları toplanmıştır.
Kitap; Yaşar Kemal’in 1959 - 77 yılları arasında yazdığı, Cumhuriyet, Milliyet, Politika, Yeni Halkçı gazeteleri ile Ant, Forum, Sanat ve Toplum gibi dergilerdeki yazıları, çeşitli toplantılarda yaptığı konuşmaları ve verdiği röportajlardan yapılan seçkiler ile oluşturulmuş.
Yaşar Kemal’in kişiliği de anlatımı gibi yalın ve sade. İyimserliğini ve insana sevgisini hem röportajlarında hem de gazete ve dergi yazılarında yoğun bir şekilde hissettim. Gazete - dergi yazıları genellikle o günün gelişmeleri hakkında yazılmış. Yazılar 70′lerde yazılmasına rağmen konular hala güncelliğini koruyor (hep aynı konuları konuşuyoruz biz galiba). Türk dili, şeriat tehdidi, fakirlik, yolsuzluk, demokrasi adı altında yapılan kanunsuzluklar, hapislik, insanoğlunun Ay’a ayak basışı, doğa tahribatı, sömürü, sanat, sinema, şiir, emek bu konulardan bazıları. Bir de kitabın sonunda Erdal Öz’ün yaptığı röportajlar var. Bu röportajlarda Yaşar Kemal hem Anadolu sözlü anlatı geleneği, hem kendi romancılığı, eserleri hem de dünya edebiyatı ile olan ilişkisi hakkındaki soruları yanıtlıyor.
Sömürünün her türlüsüne karşı olan yazar şöyle diyor: bir toplum sömürülüyorsa; doğası, emeği, gelir kaynakları, kültürü, dini, insanı kısaca herşeyi ile sömürülüyordur. Bir sanatçı olarak en azından kültür sömürüsüne direnmeyi görev edinen Yaşar Kemal, bununla da yetinmeyerek aktif olarak politikada da yer alıyor.
Yaşar Kemal’i biraz daha yakından tanımama olanak sağlayan bu kitapta, yazarın doğa ve insan sevgisine hayran kaldım. Don Kişot ve Şarlo sevgisinin büyüklüğüne de hem şaşırdım hem de sevindim.