İlk kurban Sarayburnu’nda, Atatürk heykelinin hemen önünde bulunmuştu. Cesedin kolları yukarıya doğru uzatılmış, avuç içleri birbirine bakacak şekilde, elleri naylon iple bileklerinden bağlanmıştı. Cesedin iki yana açılmış ayakları deniz yönüne çevriliydi. Ölünün ayaklarının işaret ettiği yerde, iki çilekeş şehir hatları vapuru, denizin iki ağır işçisi, usulca kıpırdayan maviliğin üzerinde köpükten şeritler bırakarak geçiyordu. İnce bir esinti vardı Sarayburnu’nda. Süt mavisi bir aydınlık. Ortalık mis gibi deniz kokuyordu. Gökyüzünde solmakta olan yarım ay hem cesede hem de vapurlara eşlik ediyordu..
Cinayeti araştırmak, Ahmet Ümit’in…
Bilgisi ve görüşüne başvurulan bir kısım kişiler komisyonumuza; olayların 1970’li yıllarda başladığını ve o dönemde devlette bazı güçlerin, sağ-sol kavgasını başlattıklarını, bundan devletin içindeki bazı kurumların haberdar olduğunu ve yönlendirdiğini, sabah sol görüşlü kişilere sıkılan silahın akşam sağ görüşlü kişilere sıkıldığını söylemişlerdir. Bu olaylar 12 Eylül 1980’e kadar devam etmiştir. 12 Eylül’den sonra da bir kısım ülkücü olarak bilinen ve aranılan şahıslardan olan bazılarının devlet tarafında yurt içinde ve yurt dışında bazı operasyonlarda kullanıldığı, Komisyonumuza verilen beyanlar ve bir takım…
16 Mar, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Gerilim
Kar Kokusu, Ahmet Ümit’in Moskova’nın karları altında geçen politik gerilim romanı. Türkiye’de 1980 ihtilali yaşanmıştır ve asker Türkiye’deki sol örgüt ve parti üyelerine karşı büyük bir sürek avı başlatmış ve yakalananlar hepimizin bildiği malum süreçlerden geçmektedirler. Türkiye’nin bu karışık zamanlarda bir grup TKP parti üyesi yoldaş, Moskova’nın kuzeybatısında Kurkino’da, Uluslararası Leninizm Enstitüsünde, Sovyetler Birliği Komünist Partisinin davetlisi olarak eğitim görmektedir. Uluslararası Leninizm Enstitüsü tüm dünyadan yoldaşların geldiği ve Marksizm konusunda eğitim aldığı bir okuldur. Yani gün içinde 72 milletten 72…
26 Jul, 2009
Yazan: Tosbaa | Kategori: Gerilim

Ahmet Ümit’in okuduğum dördüncü kitabı Bab-ı Esrar. Daha önce Kar Kokusu, Kukla ve Bir Ses Böler Geceyi kitaplarını okumuştum. Bir polisiye yazarı olmakla birlikte kitaplarında değişik konular işleyip bu konuları da kendi olay kurgusuna çok başarılı bir şekilde işlediğini düşünüyorum. Bir Ses Böler Geceyi kitabında Alevilikle ilgili öğeler bulunuyordu. Kar Kokusu’ nda aralarında TKP’nin de bulunduğu çeşitli ülkelerin komünist partilerinden bazı üyeler Moskova’daki Marksizm Enstitüsü’nde ki eğitimden bahseder. Kukla da Susurluk olayı anlatılmaktadır. Bab-ı Esrar da ise Mevlevilikten bahsediyor.
…