05 Jul, 2010
Yazan: nazimo | Kategori: Kurgu
İnci Gibi Dişler İngiliz toplumunun ötekilerini, göçmenlerini anlatan bir roman. Roman 1975 yılında başlayıp 90 yılların sonlarına kadar giden bir dönemi kapsıyor. Yer yer yapılan geri dönüşlerle de İkinci Dünya Savaşı’na kadar uzanıyor.
Romanın kalabalık bir kadrosu var. Yıllar önce ülkesi Bengladeş’i terk ederek İngiltere’ye göç eden, hatta II. Dünya Savaşı’nda İngilizler için savaşan Müslüman Samet İkbal, onun kendisinden çok genç karısı Alsana İkbal, (Begüm ve İkbal aileleri çocuklarının evlenmeleri için bir anlaşma yapmışlardı ama Begüm ailesi Samet İkbal için uygun bir…

“Kadınlar sıcak ülkelerden dönen vahşi sakatları sever…” ya da “Kadınlar sıcak ülkelerden dönen vahşi sakatları sever mi…” Kahramanımızın beyninden ışık hızıyla gidip gelen en önemli cümleler bunlar. Söz konusu er kişi, güneş gibi gülümsemesiyle ortalarda dolaşan Swittters olunca değil sevmek, aşık olmaktan alamazsınız kendinizi.
Romanımızın baş aktörü Switters yakışıklı, zeki ve hınzır bir CIA ajanıdır ancak, bildiğimiz ajan profilinin dışında, nevi şahsına münhasır bir kişidir. Olanla olması gereken arasında kesin ayrımlara sahip olmasına karşın, hayatında bunu başaramayan, uçlarda gidip gelen Switters;…
01 Jun, 2010
Yazan: habbele | Kategori: Kurgu
Son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim: Son zamanlarda okuduğum en renkli kitap. Roman Amerika’da, 1930′lu yılların başında yani büyük krizden hemen sonraki dönemlerde, hani şu bakkalların camlarında “Paranız mı yok? Neyiniz Var? Herşeye Razıyız.” ya da işyerlerinin duvarlarında “İşçi Aramıyoruz” yazan dönemlerde, ülkeyi kendilerine ait bir trenle dolaşan gezici bir sirkte geçiyor.

12 May, 2009
Yazan: Dulcinea | Kategori: Kurgu
Okuduğumuz kitaplar ile ilgili blog yazma fikrini bir hafta önce söylemiş olsaydın çok daha dikkatli bir şekilde okurdum bu kitabı. En azından okurken tamamen ayık olurdum, orman içinde, güneş altında, elimde plastik bardağa doldurduğum Dikmen olmaksızın okurdum. Çünkü kesinlikle daha dikkatli okunmayı hak eden bir kitaptı. Öncelikle üç hikaye ve üçleme şeklinde sunulan yapıtları sönük bırakacak bir örgüsü vardı. “İşte” dedim okurken “böyle şaşırt beni, biraz hafızamı, biraz çağrışım gücümü, biraz hayal gücümü zorla.” Ama bu kitap hakkında bir yazı…
12 May, 2009
Yazan: Dragon Reborn | Kategori: Fantastik
Aslına bakarsanız Türkiye’de yayımlanmış kitaplarla ilgili yazdığımda mutlaka Türkçe kapağının resmini buraya koymaktı isteğim. Ama Metis, Marifet’lerin kapağını o kadar kötü, o kadar kötü yapmış ki, buraya koyasım gelmedi. Zaten Türkiye’de özellikle bilimkurgu ve fantastik eserlerin çevirilerinde böyle uyduruk kapaklar kullanmak çok sık rastlanan bir şey. Bu işin piri de İthaki’dir. İnternetten buldukları baskıya uygun olmayan imajları çamur olmuş bir şekilde kitaplarında kullanmaktan çekinmiyorlar. Metis en azından bunu yapmamış ama ortaya çıkan kapak da evlere şenlik. O yüzden ben de…

Mass Effect, oyun dünyasında haklı bir üne sahip Bioware’in, oyun konsolu Xbox 360 için 2007 yılında çıkardığı bir RPG (Role Playing Game - Rol Yapma Oyunu) aslında. Son zamanlarda sıkça karşılaştığımız gibi Mass Effect evreni romanlarla da destekleniyor. Mass Effect yüzyılımızın sonunda Mars üzerine bilinmeyen bir ırka ait gelişmiş bir teknolojinin bulunması ile başlıyor. İnsanlık bu teknolojinin incelenmesi ile geliştirdikleri gemilerle uzaya açılmaya başlıyor ve kısa bir süre sonra yıldızlar arasındaki muazzam boşluğu bir çırpıda geçmeye yarayan devasa uzay istasyonları…