17 May, 2010
Yazan: elfy | Kategori: Öykü
Ursula K. Le Guin’in benim için ne anlama geldiğini doğru ifade etmem çok zor. Mutsuzken okurum, mutluyken okurum, yalnızken okurum, kendimi iyi hissettiğimde, kendimi kötü hissettiğimde okurum . Büyürken okudum, yaşlanırken okuyorum. Ben değişirken ona bakışım da değişti zamanla. İlk okuduğumda Ged gibi olmak istemiştim, sonra okuduğumda Tenar gibi. Ama hep sığındığım kitaplardan oldu onunkiler. Kitaptan önceki ben ile, kitaptan sonraki ben hep farklı oldu onun kitaplarında. Evrendeki hangi gezegeni, hangi zamanı, nereyi ve kimi anlatırsa anlatsın, hep ama hep insanı…

Arz’da ormanların tümü kesildiği ve hiç ağaç kalmadığı için, dünyanın kereste ihtiyacını karşılamak üzere 27 ışık yılı uzaktaki Athsheli gezegenine gidilmiş ve orası kolonileştirilmişti. Askeri ekipteki Yüzbaşı Davidson sert bir adamdı. Arz’lıydı ve Arz ehlileşmiş bir gezegendi, oysa burası için aynı şey söylenemezdi. Burada olma nedeni de buydu zaten, gezegeni ehlileştirmek. Kendisini bir dünya-terbiyecisi olarak görmekten hoşlanıyordu. Ekiptekiler de sıkı çocuklardı. Mühendisler, psikologlar, doktorlar gibi uzmanlar dışındakiler yani.
