
Ne zamandır okumak istiyordum Hasan Ali Toptaş’ı. Hakkında okuduklarım, duyduklarım beni etkilemişti. Bir de yazarın kitaplarının İletişim Yayınevi’nden çıkıyor olması da bu isteği perçinledi. ( Bazı yayınevlerine karşı sempatim var nedendir bilmem ne çıkarsalar okumak istiyorum.)
Kitabın arka kapağında “Sadece Hasan Ali Toptaş okumak için bile Türkçe öğrenmeye değer.” ( Frankfurter Allgemeine Zeitung) diye bir tümce var. Çok iddialı bir söylemdi ve kitaptan beklentim gittikçe artıyordu. Bu tümce bana şunu da düşündürdü: Çok beğendiğim çeviri kitaplarını kendi dillerinde okuyabiliyor olsaydım bu…