
Tarih ile aranız nasıldır? Benim pek fena değildir. Tarih bilgim iyidir anlamında söylemiyorum bunu, en azından meraklıyımdır ve tarihi sıkıcı bulmam.
Ama okuldaki tarih derslerinden pek az şey öğrendiğimi de söylemem gerekir. Bir kere ezberlemek gerekiyordu, ikincisi asla bütün olarak anlatılmıyordu. Yani 1071’de buralarda neler olduğunu öğrenirken, dünyanın başka coğrafyalarında o yıllarda neler olduğunu asla bilemezdiniz. Bütünlükten kopuk ve neden sonuç ilişkisi kurmaya engel olurdu bu bende. E o zaman ezberle gitsin, sınavdan çıkınca unutsan da olur.
Fakat bu kitapla 10-12 yaşlarımda…

Da Vinci Şifresi’ni okuduktan sonra yazara karşı bir keşfetme heyecanı uyanmış ve diğer kitaplarını da merak etmeye başlamıştım. Melekler ve Şeytanlar kitabını neden bilmem hep Da Vinci Şifresi’nin devamı gibi algılamışım. Oysa iki kitabın ortak noktası ana karakterleri meşhur simgebilimci Robert Langdon.
Melekler ve Şeytanlar, Da Vinci Şifresi’nden önce yazılmış bir kitap aslında. Hatta yazarın kitaplarının sıralaması da şöyleymiş:
-

21 Mar, 2010
Yazan: Tosbaa | Kategori: Kurgu| Tarih

Bestseller kitaplara oldum olası bir antipatim vardır. Bu durum iyi kitapları da arada elememe sebep olsa da bu huydan vazgeçemiyorum. Bu kitabı da listelerde ilk sıralarda gördüğümde merak etmeme rağmen biraz unutulmasını beklemiştim. Kitapla ilgili merakım devam etsin diye de filmi izlemedim ve kitaba dair hiçbir şey okumadım. Bu kadar bekledikten sonra biraz unutuldu diye düşünüyorum.

Simya ile ilgili okuduğum bu ikinci kitapta simya tarihi ve bu öğreti ile uğraşanlar hakkında bilgiler bulunuyor. Simyanın ne olduğu ile ilgili zaten çok daha heyecan verici bir kitap okuduğum için bu kitapta benim için ilgi çekici ve yeni olan yıllarını simyaya vermiş bilim adamları, krallar, kraliçeler, imparatorlar ve sanatçılarla tanışmak oldu. Bir çoğu hayatlarının sonunda idam edilmiş, hapsedilmiş, eziyete şantaja uğramış simyacıların mükemmel maddeyi arayışları sırasında yaptıkları icatlar da sürecin araştırmacı yönüne ışık tutuyordu.


Nazi Almanya’sında Yahudilerin gettolara ve toplama kamplarına nakil edilmesinden sorumlu Otto Adolf Eichmann 11 Mayıs 1960’ta Arjantin Buenos Aires’te Mossad tarafından yakalanıp, yargılanmak üzere İsrail’e kaçırılır. Aylar süren mahkeme sırasında 15 ayrı suçtan yargılanır. Bunların arasında Nazi dönemi boyunca, özellikle de 2. Dünya Savaşı sırasında Yahudilere ve insanlığa karşı işlediği suçlardan suçlu bulunur ve idama mahkum edilir.


Dünyayı, günümüz reklam sloganlarındaki gibi değil, kelimenin tam anlamıyla; gerçekten değiştiren, yani yepyeni ufuklar açıp, milyonlarca insanı ve hayatını etkileyecek kökten değişiklikler yaratan ya da algıları ve anlayışları değiştiren kitaplar sayılırken, semavi dinlerin kutsal kitapları dışında 3 kitap sayılıyor genellikle: Sigmund Freud’un yazdığı Düşlerin Yorumu, Charles Darwin’in yazdığı Türlerin Kökeni ve en çok etkilemiş olan Karl Marx’ın yazdığı Das Kapital.


Georges Perec Yaşam Kullanma Kılavuzu adlı kitabına Jules Verne’nin Michel Strogoff romanından bir cümleyi anarak başlamış:
“ Bak, bütün gözlerinle bak.”
Kitap boyunca baktım, bütün gözlerimle baktım. Kaçırdığım bir çok şey olduğunu/kaldığını, ama gördüklerimin beni dehşete düşürdüğünü, böyle bir deha karşısında bir kez daha şapka çıkardığımı söyleyerek başlamak istiyorum konuya. Enis Batur “Perec Kullanma Kılavuzu” adlı kitabı boşuna yazmamış. Hatta bir de belki “Yaşam Kullanma Kılavuzu Okuma Kılavuzu” yazılmalı. Çünkü kitabı bitirdiğimden beri bu kitabı nasıl yazabileceğimi düşünüyorum ve hala da bulamadım.
…
27 Sep, 2009
Yazan: Tosbaa | Kategori: Kurgu| Tarih
İndirim bulup da kendimi kaybederek aldığım kitaplardan biriydi bu kitap. Tibet kökenli bir yazarı okumanın değişik bir deneyim olacağını düşünerek bu kitabı listeme eklemiştim. Kitabın yazarın ilk romanı olması ve Çin’in en saygın ödülü olan Mao Dun Ödülü’ne layık görülmesi de kitap hakkında ilk üzerinde durulan konulardı.
“1930’larda Tibet’in doğusunda, meşruiyetlerini geçmişteki Çin imparatorlarından alan feodal beylikler hüküm sürmektedir. Maichi Şefliği bunlardan biridir. Diğerlerinden ne daha güçlü ne de daha zengindir. Aralarında husumet bulunsa da, şeflikler bir şekilde uzlaşmayı başarmışlardır hep. …

Annemi, Kız Kardeşimi ve Erkek Kardeşimi Katleden Ben, Pierre Riviere
Kitap XIX. Yüzyılda (1835) işlenen bir cinayeti, mümkün olan tüm noktalarından mercek altına alarak inceleyen bir kitap. Michel Foucault psikiyatri ve suça yönelik adalet arasındaki ilişkilerin tarihi üzerine bir araştırma yapmak isterken Pierre Riviere vakasıyla karşılaşır. Olay 1836’da Halk Sağlığı ve Adli Tıp Yıllığında yayınlanmıştır ve olayların bir özetinden ve adli tıp bilirkişi raporlarından oluşmaktadır. Bu raporlar bir köy doktoru, büyük bir akıl hastanesinin yöneticisi olan bir başka doktor ve o dönemde…
29 Jun, 2009
Yazan: Tosbaa | Kategori: Tarih

Bu kitap tarihin en utanç verici dönemlerinden biri olan Nazi Almanyasından bahsediyor. Kitaplara, sinemaya ve iletişim mecralarına çokça konu olan dönem bu kitapta oldukça farklı bir bakış açısıyla anlatılıyor. Kitap bir gettoyu orada yaşayan bir grup insanın gözünden aktarıyor.
Jakob, bir gün akşam gezintiye çıkar. Burada akşam saat 8’den sonra sokağa çıkma yasağı bulunmaktadır. Gözetleme kulelerinden birinde projektör ışığı yanar ve Jakob’ a bu saatte dışarıda ne aradığını sorarak bir binayı işaret eder. Oraya bakan Jakob karakolu fark eder. Burayı bilmektedir…
Binlerce yıllık sürgünlerinden vatanlarına dönenler, ve onlar tarafından vatanlarından edilenler…
Bu toprakların gerçek sahibi kim?
Artık her iki toplum, o zaman ne yapmalı?
Birlikte yaşamalı…
1948 yılında Ramla kentinden sürülen Khairi ailesinin büyük oğlu Beşir yaklaşık yirmi yıl sonra doğup büyüdüğü evi görmek için kente gizlice geri döner. Kapıyı açan ve büyük bir hoşgörü ve misafirperverlikle onu içeri alan ise onunla yaklaşık aynı yaşlarda olan bir başka sürgün, İkinci Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan’dan göç eden, Dalia Eşkenazi’dir.


Hikâyemiz 1909 yılının sonbaharında Viyana’da başlıyor. İki adam yaşıyor Viyana’da. Biri 53 yaşındaki Sigmund Freud, diğeri henüz çok genç olan Adolf Hitler.
Hitler mimar ve ressam olmak hayali olan, küçük bir dairede arkadaşlarıyla birlikte yaşayan, karnını zor doyuran bir genç. Ama o zamanlar bile Almanya’nın kaderinin diğer uluslardan üstün olmak olduğunu söylüyor.
Freud ise, hayatının en parlak dönemini yaşıyor. İlk büyük kitabı Rüyaların Yorumu’nu yazmış ve bilinçdışının incelenmesinde epey yol kat etmiş. Bir kaç sene sonra zehirli hale gelmiş, kötüleşmiş otoriteye…

Bu Vatana Nasıl Kıydılar
İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
…..
Günü gelir çark düzüne çevrilir,
Günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?
